İŞ DAVASI

Kategori: Makaleler | 0

MERSİN İŞ HUKUKU HAKKINDA GENEL BİLGİLER / KURAN CİNBAŞ HUKUK BÜROSU

KIDEM TAZMİNATI ALACAĞI: İşçinin detaylı sebeplerle işyerinden ayrılırken işveren doğrulusunda iş yasau gereğince işçiye vermiş bulunduğu bir tazminat türüdür. Kendi arzusuyla işten ayrılan işçi kıdem tazminatına hak kazanamaz .Kıdem tazminatı brüt ücret üzerinden hesaplanır. Yalnızca damga vergisi kesintisi yapılır. (Gelir Vergisi Kanunu Madde 25/7 (2320 sasenesi Kanunun 2’nci maddesiyle değişen bent gereğince ) Kıdem tazminatı’nın söz hususu olabilmesi amacıyla işçinin çalışma vakitınin tam bir senesi doldurmuş olması lüzumir.

İHBAR TAZMİNATI ALACAĞI: Süresi belirli olmayan sıksık hizmet akitlerinin İş Kanununun 13. maddesinde belirti edilen temellara uyulmadan sona erdirilmesi durumunda işi terk eden işçi ya da işçinin işine son veren işveren aynı maddede belirti edilen bildirim önellerine (iş akdinin feshedileceğinin belli bir vakit eskiden bildirilmesi) dair ücret tutarında tazminat ödemekle yükümlüdür. Bu şekilde ödenecek tazminat uygulamada “İHBAR TAZMİNATI’ olarak adlandırılmaktadır

HİZMET TESPİTİ DAVASI: Sigorta bildirimi yapılmadan çalışan işçilerin, sigortasız geride bıraktığımız bu vakitlerini sigortalı duruma getirebilmek amacıyla görevli ve yetki sahibi İş Mahkemelerinde, İş Mahkemesi bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemeleri vasıtasıyla açtıkları davalara hizmet belirleme davası denir. Tespit davasının açılması amacıyla olmazsa olmaz koşullar şunlardır:
a- Sigortasız çalışma,
b- Çalışmanın kuruma bildirilmemiş ya da kurumca saptanmamış olması,
c- 5 sene içersinde dava açılması.

İŞE İADE DAVASI: 4857 sasenesi İş Kanunu’nun 20. maddesinde, geçerli bir namacıyla bulunmadan ya da sebep gösterilmeden oluşturulan fesihlerin geçersiz kabul edileceği yasa maddesi durumuna getirilmiştir. Böylece iş temasının sıksıkliği ve istikrarı sağlanmaya çalışılmıştır. Aynı İş Kanunu’nun 18, 19, 20, 21, 22 ve 29. maddeleri ile işverenin bireysel ve toplu işçi çıkarması durumları sınırlandırılmış ve kurallara bağlanmıştır. Hem de İş Kanunu madde 116 uyarınca, İş Kanunu’nun 18, 19, 20, 21 ve 29. maddeleri, 5953 sasenesi Basın İş Kanunu’na kıyas yolu ile uygulanacaktır. Bu durumda, Basın İş Kanunu kapsamına giren gazeteciler de iş emniyetinden faydalanabilir duruma getirilmişlerdir. Fakat bütün bu olumlu planlamalere rağmen, Deniz İş Kanunu ve Borçlar Kanunu kapsamında kalan ve iş sözleşmesi ile çalışan işçiler iş emniyetinden faydalanamamaktadır.

İŞE İADE DAVASINDA DAVA AÇMA SÜRESİ NEDİR?
İş K. m. 20/1 uyarınca, iş sözleşmesi feshedilen işçi, geçersiz bulunduğunu düşündüğü fesih bildiriminin tebliğinden itibaren BİR AY içersinde işe iade davası açmalıdır.

İŞE İADE DAVASININ SONUÇLARI NELERDİR?
İş sözleşmesi işveren doğrulusunda sebep gösterilmeden ya da geçersiz sebeple feshedilen işçi, açmış bulunduğu işe iade davasını kazandıktan sonra, geçersiz kabul edilen fesih namacıylaiyle, boşta geride bıraktığımız vakitye dair ücretini ve diğer haklarını talep etme hakkına sahip olur..

İş K. m. 21 uyarınca, feshin geçersizliğine karar verilmesi durumunda işveren işçinin müracaatını tebliğ aldıktan itibaren işçiyi bir ay içersinde işe başlatmak mecburiyetindedır. İşveren bu vakit içersinde işçiyi işe başlatmazsa mahkeme doğrulusunda belirleme edilen tazminatı ödemekle yükümlü olacaktır.

ÜCRET – FAZLA MESAİ – SENELİK İZİN – HAFTA TATİLİ – BAYRAM TATİLİ ALACAKLARINA İLİŞKİN AÇILAN ALACAK DAVASI :
İşçi emeğinin karşılığı olan ÜCRET işçi amacıyla en mühim hak, işveren amacıyla de en mühim borçtur. İş yasau 32/4 maddesinde işçi ücretinin en geç ayda bir ödeneceği belirtilmiştir. Yine ücretin saatinde ya da hiç ödenmemesi durumunda işçinin iş akdini tek doğrultulu olarak feshetme hakkı doğmaktadır.

Bunun gibi işçinin ücretine ek olarak çok mesailerinin, senelik izin ücretlerinin, bayram ve haftalık tatil ücretlerinin ödenmemesi durumunda işçi iş akdini feshedip bütün bu alacaklarının tahsili amacıyla İş Mahkemesinde dava açabilir.

KÖTÜNİYET TAZMİNATINA İLİŞKİN DAVA: İş emniyetinin uygulanma kısmı dışında kalan işçilerin iş sözleşmesinin, işveren doğrulusunda fesih hakkının kötüye kullanılarak sona erdirildiğinde , işveren işçiye bildirim (ihbar) vakitınin üç katı tutarında tazminat ödemek mecburiyetindedır. Uygulamada bu tazminatın adı Kötü Niyet Tazminatı olarak geçmektedir. Bu tazminat hakkı, iş emniyeti kapsamı dışında kalan işçilerin iş sözleşmelerinin, işveren doğrulusunda kötü niyetli olarak feshedilmesini, daha doğrusu işverenin fesih hakkını kötüye kullanmasını önlemek amacıyla getirilmiştir. Örneğin, kendisi ile ilgili bir şikayette bulunduğu ya da kendisi aleyhinde dava açtığı ya da diğer bir davada şahitlik yaptığı amacıyla işveren işçiyi işten çıkarmışsa burada kötü niyetli saseneacaktır.

ÇALIŞMA BELGESİ TAZMINATI: İşten ayrılan işçiye, işveren doğrulusunda çalışma belgesi verilmesi lüzumlidir. Burada işten ayrılmanın ne şekilde bulunduğunun bir önemi olmayıp, istifa da etse, işten de çıkartılsa çalışma belgesi verilmelidir. Çalışma belgesinde, işin çeşidinin ne bulunduğu ve vakitı söylenmelidir .Çalışma belgesini düzenleyen İş Kanunu’nun 28. maddesine göre, çalışma belgesinin vaktinde verilmemesinden ya da belgede doğru olmayan bulgular bulunmasından zarar gören işçi ya da işçiyi işine alan yeni işveren, eski işverenden tazminat isteyebilir.

İş Kanunu’nun 99/C maddesine göre, İş Kanunu’nun 28’inci maddesine aykırı olarak çalışma belgesi planlama yükümlülüğüne aykırı davranan ya da bu belgeye gerçeğe aykırı bilgi yazan işveren ya da işveren vekiline bu haldeki her işçi amacıyla 2014 senesinde 122 TL para cezası verilecektir.

SENDİKAL TAZMİNAT DAVASI: 6536 Sasenesi Sendikalar ve Toplu İş sözleşmesi yasaunun 25 inci maddesinde; İşverenin, sendikaya üye olan işçilerle sendika delegesi olmayan işçiler ya da ayrı sendikalara üye olan işçiler arasında, çalışma şartları ya da çalıştırmaya son verilmesi bakımından rastgele bir fark yapamayacağı belirtilmiş , işverenin fesih (işten çıkarma) dışında yukarıdaki fıkralara aykırı hareket etmesi hâlinde işçinin bir senelik ücreti tutarından az olmamak üzere tazminata hükmedileceği belirtilmiş ve belirti edilen hal ve haller namacıylaiyle işçinin İş Mahkemesine dava açması ve haklılığının meydana çıkması durumunda, mahkeme işverenin işçiye bir senelik ücreti tutarından az olmamak üzere tazminat ödemesine karar sunar ki bu tazminata sendikal tazminat denir.

İŞ KAZASI NEDENİYLE AÇILACAK OLAN MADDİ – MANEVİ TAZMİNAT DAVALARI:
MADDİ TAZMİNAT Davası (İş kazası namacıylaiyle): İş kazası yaşamış işçi, ruhen ve/ya da bedenen zarara uğramış olabilir. İşte ruhen ve/ya da bedenen zarar gören işçinin bu zararını gidermesi adına Türk Borçlar Kanunu gereğince dava açma hakkı bulunmaktadır. Türk Borçlar Kanunu’nun 51 ve devamında düzenlenen haksız fiil sonucunda tazminat maddelerine göre iş kazası yaşamış işçi cismani zarar durumunda zararının giderilmesini talep edebilecektir. Bunun yanı sıra ölüm ve bedensel zararlarda zarara uğrayan işçi birtakım giderlerin karşılanmasını talep edebilecektir. Ölüm ve bedensel zarar durumunda iş kazası yaşamış işçi ya da ölen işçinin yakınlarının parasal tazminata husus olan alacak hakları doğmaktadır..

İş kazası yaşamış işçi, ilk olarak iş kuvveti kayıbına uğramışsa , bunu talep edecektir. Fakat iş kazası ve sonrasındaki vakitçte kendine bağlanan aylıklar bir nebze zararını karşılasa da bireyin çalışamamasından kaynaklı yaşayacağı parasal ve manevi zararın tamamını kapatması olası olmayacaktır. Hal böyleyken en mühim husus, işçinin çalışma kuvvetinün azalmasından ya da yitirilmesinden ötürü uğrayacağı zararlardır. Bu zararlar lüzum parasal lüzumse manevi olacağından , alıncak rapor eder ve toplanan kanıtlar tarafında zararın giderilmesi sağlanmalıdır. Burada ihmal edilmemesi lüzumen en mühim husus kazanın oluştuğu andan itiaberen bütün kanıtlarin sıhhatli bir şekilde toplanmasını sağlamak olacaktır.

MANEVİ TAZMİNAT Davası (İş kazası namacıylaiyle): İş kazası namacıylaiyle bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, vakanın özellikleri göz önünde tutularak, zarar görene ideal bir oran paranın ödenmesi kabul edilmiş ilaveten ağır bedensel zarar ya da ölüm durumunda de zarar görenin ya da ölenin yakınlarının da manevi tazminat talep edebileceği Türk Borçlar Kanununda yer almıştır.

İş kazası namacıylaiyle, direkt olarak doğruya cismani zarara maruz kalan bireyin, eş ve çocuklarının ruhsal sağlığı ağır şekilde bozularak şok geçirip tedavi olmak mecburiyetinde kalmaları durumunda illiyet bağı gerçekleşmiş saseneacağından Borçlar Kanunu’nun 47. maddesine dayanarak manevi tazminat isteyebileceği açıktır.

DESTEKTEN YOKSUN KALMA TAZMİNATI (İş kazası namacıylaiyle): Destekten yoksun kalma tazminatı, iş kazası sonucunda ölüm hadisesinin gerçekleştiği vakit meydana çıkacak tazminat türüdür. Nitekim bu tür tazminatın tabiatı gereği, iş kazası ya da meslek hastalığı sonucunda bir ölüm meydana gelmeli, ölen işçinin yakınlarının bu şahsın desteğinden yoksun kalacak olmaları lüzumlidir. Gerçekten de işçinin iş kazası sonucunda ölmesi durumunda ; işçinin varsa eşi, çocukları ve bakmakla yükümlü bulunduğu kimseler, işçinin desteğinden yoksun kalacaklar ve parasal yönden kayba uğrayacaklar. Destekten yoksun kalma tazminatında temel husus , ölen şahsın yaşamaya devam etmesi durumunda ilgililere desteğe devam edecek olmasıdır. Bu tarafta destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilebilmesi amacıyla şu iki şartın gerçekleşmesi lüzumlidir :

Ölen işçi, sağlığında destekten yoksun kalacağını iddia eden şahıslara bakacak güçte olmalı
Tazminat talep edenler , ölen işçinin yardımına muhtaç olmalı
İş Kazası Nedeniyle Açılacak Tazminat Davalarında Zamanaşımı : İş kazası namacıylaiyle açılacak parasal ve manevi tazminat davalarında vakitaşımı genel hükümlere göre çözümlenecektir. Zamanaşımı, iş kazasının gerçekleştiği günden itibaren 2 sene ve herhalde 10 senedır. Bu vakitlerin sona ermesiyle beraber iş kazasına bağlı olarak yapılacak tazminat istekleri vakitaşımına uğrayacaktır.

İş Kazası Neticesinde Açılacak Davalarda Avukatın Önemi : İş kazası yaşamış işçinin, iş kazası sonrasındaki vakitci iyi irdelemesi ve hukuki yönden kusursuz bir çalışma gerçekleştirmesi lüzumlidir. Olayın ısısı ya da yaşanan kazanın vehametinin büyüklüğü namacıylaiyle olayla ilgilenmenin zor bulunduğu hallerde kanıtlarin toplanması kişilerce ihmal edilebilir. İşbu amaçla bu tür işlemlerin profesyonel bir çalışma lüzumtirmesi, iş kazası vakitcinin kurumlar arası alışverişlerde mühim bir yer alması ve çoğu kurumla etkileşimi yanında barındırması avukatın önemini meydana çıkarır. İşbu amaçlarle İş kazası sonucunda açılacak parasal tazminat ve manevi tazminat davalarında Hukuk Büromuz ile çalışılması ve hukuki yardım talebinde bulunulması amacıyla vekaletname bulgularimizi aktarmaktayız :

 Ücretsiz Danışmanlık Servisi:

(0539) 238 15 39

 (0324) 336 55 58

Bir Cevap Yazın