İş Mahkemesi Nedir Detaylı Bilgi

Kategori: Blog, Makaleler | 0

İş Davası Avukatı Mersin

İş Mahkemesi Nedir Detaylı Bilgi
İş mahkemesi, iş hukuku uyuşmazlıklarından meydana gelen alacak, tazminat, tespit vb. iş davalarına bakmakla görevli hukuk mahkemesidir (7036 sayılı İş Mahkemeleri Yasayı). İş mahkemesi, özel mahkeme niteliğinde olan bir ilk derece mahkemesidir.

İş mahkemeleri, genel olarak işçi ile patron arasında çıkan uyuşmazlıklar ile Sosyal Güvenlik Müessesesi’nun (SOSYAL GÜVENLİK KURUMU) taraf olduğu uyuşmazlıkları çözmekle görevlidir. Özel hukuk davalarına bakmakla görevli hukuk mahkemeleri genel olarak üçe ayrılır:

Asliye Hukuk Mahkemesi,
Sulh Hukuk mahkemesi,
Özel Mahkemeler (İş Mahkemesi, Tüketici Mahkemesi, Asliye Ticaret Mahkemesi, Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, Aile Mahkemesi, Kadastro Mahkemesi vb. ).
Asliye hukuk mahkemesi ve sulh hukuk mahkemesi özel hukuk uyuşmazlıklarına bakmakla görevli temel iki mahkemedir. Genel mahkemelerden olan asliye hukuk mahkemesinin görevi asıl, sulh hukuk mahkemesinin görevi ise istisnadır. Özel bir yasa kararı ile açıkça sulh hukuk mahkemesinde bakılacağı bildirilmeyen bütün dava ve işler asliye hukuk mahkemesinde görülür. Yasada belirli bir uyuşmazlık türü için açıkça özel bir mahkemenin görevli olduğu kabul edilmişse, uyuşmazlığı çözmeye görevli mahkeme yasanın belirlediği o özel görevli mahkemedir. İş mahkemesi, özel bir yasa olan “7036 sayılı İş Mahkemeleri Yasayı” ile kurulduğundan özel mahkeme statüsüyle görev yapmaktadır. Belirli kişiler arasında çıkan uyuşmazlıklara veya belli çeşit uyuşmazlıklara bakmak için heyetmiş olan mahkemelere “özel görevli mahkemeler” denir. Özel ve genel görevli mahkemeler arasındaki ilişki bir görev ilişkisidir.

İş Mahkemesinin Görevleri Nelerdir?
İş mahkemesinin görevleri şunlardır (7036 sayılı İş Mahkemeleri Yasayı m.5):

İşçiler ile patron veya patron vekilleri arasında, iş ilişkisi hasebiyle sözleşmeden veya yasadan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına iş mahkemesi bakmakla görevlidir. İşçiler haricinde gemi adamları ve gazetecilerin iş ilişkisi nedeniyle açtıkları her türlü dava ile ilgili yargılama yapma görevi de iş mahkemesine aittir.

İşçinin kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, kötüniyet tazminatı gibi tazminat alacaklarına ait davalar iş mahkemesinde görülür.
Fiyat alacağı, fazla mesai alacağı, yıılık fiyatlı müsaade alacağı gibi alacak davalarına da iş mahkemesi bakmakla görevlidir.
İş kazasından kaynaklanan maluliyet veya ölüm nedeniyle tazminat davası iş mahkemesinde görülür.
İş hukukundan kaynaklanan tespit davaları iş mahkemesinde görülür. Sözgelimi, yaşlılık aylığına veya emekliliğe hak kazanıldığına ilişkin tespit davaları, hizmet tespiti, maluliyetin tespiti, iş kazasının tespiti gibi davalar iş mahkemesinde görülür.
İşe iade davalarına iş mahkemeleri bakmakla görevlidir.

Sosyal Güvenlik Müessesesi (SOSYAL GÜVENLİK KURUMU) veya Türkiye İş Müessesesinin taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatından meydana gelen uyuşmazlıklara, iş mahkemeleri bakmakla görevlidir (Yönetimsel para cezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Yasanın geçici 4. maddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariçtir).

Diğer özel yasalar iş mahkemesini bilhassa görevli kılmışsa, iş mahkemeleri bu özel yasaların verdiği görevleri de yerine getirmek zorundadır.

İş Davalarında Dava Koşulu Olarak Mecburi Arabuluculuk
Arabuluculuk; bir özel hukuk uyuşmazlığının tarafı olan kişilerin, özgür istemleriyle seçtikleri tarafsız ve uzman bir üçüncü kişinin (aracı) hakemliğinde, dava açılmadan önce veya dava açıldıktan sonra müracaat ettikleri bir uyuşmazlık çözüm metodudur. Kimi uyuşmazlıklar için iş mahkemesine dava açılmadan önce arabulucuya gitme zorunluluğu vardır. Zaruri arabuluculuk, bu uyuşmazlıklar açısından dava koşuludur. Başka bir deyişle, arabulucuya gitmeden direk iş mahkemesine açılan dava, dava koşulu yokluğu nedeniyle reddedilir (7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3).

İşçi ve işveren arasındaki iş ilişkisinden kaynaklanan aşağıdaki uyuşmazlıklar için iş mahkemesine dava açılmadan önce arabulucuya müracaat edilmesi zaruridir:

Kıdem, ihbar, kötüniyet tazminatları,

Fiyat alacağı (aylık), fazla çalışma fiyatı veya senelik fiyatlı izin alacakları, genel tatil fiyatları, ulusal ve dini bayram tatil fiyatları,

İşe iade davası,

İş Davası Avukatı Mersin Hakkında Makale

İşçi ile işverenin birbirine hakaret etmesinden kaynaklanan tazminat davaları.

Yukarıdaki davalar dışında kalan tüm iş hukukundan kaynaklanan davalar doğrudan iş mahkemesinde açılabilir. Mesela, tespit davaları, iş kazasından meydana gelen tazminat davaları arabuluculuk yoluna gidilmeden direk iş mahkemesine dava açılabilir.

İş Mahkemesinin Yargılama Usulü Nasıldır?
İş mahkemelerinde kolay yargılama usulü uygulanır (7036 sayılı Yasa m.7). Kolay yargılama usulünün özellikleri şunlardır:

Kolay yargılama usulünde mahkemede dava açılması ve davaya cevaplaması bir arzuhal ile olur.

Yanıt müddeti, dava arzuhalinin davalıya tebliğinden itibaren iki haftadır. Taraflar yanıta yanıt ve ikinci yanıt arzuhali veremezler.

Taraflar arzuhalleri ile beraber, tüm kanıtlarını açıkça ve hangi vakıanın kanıtı olduğunu da belirterek bildirmek; ellerinde bulunan kanıtlarını arzuhallerine ilave etmek ve başka yerlerden getirilecek vesika ve dosyalar için de bunların bulunabilmesini sağlayan bilgilere arzuhallerinde yer vermek zorundadır.

İddianın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı dava açılmasıyla; savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı yanıt arzuhalinin mahkemeye verilmesiyle başlar.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Yasasının yasa yollarına ait kararları, iş mahkemelerince verilen kararlar ile ilgili da uygulanır. Yasa yoluna müracaat müddeti, ilamın taraflara tebliğinden itibaren işlemeye başlar. Yasa yoluna müracaatlan kararlar, bölge adliye mahkemesi ve Yargıtayca acelelikle karara bağlanır.

Yetkili İş Mahkemesi Nasıl Belirlenir?
İş davalarına bakmakla görevli iş mahkemeleri şu şekilde belirlenir (7036 sayılı İş Mahkemeleri Yasayı m.6):

İş mahkemelerinde açılacak davalarda yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi ile işin veya işlemin yapıldığı yer mahkemesidir.

Davalı ansızın fazla ise bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.

İş kazasından doğan tazminat davalarında, iş kazasının veya zararın olduğu yer ile zarar gören işçinin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir

İş mahkemelerinin yetkilerine ait olarak diğer yasalarda yer alan kararlar gizlidir.

Bu madde kararlarına ters yetki sözleşmeleri geçersizdir.

İş Mahkemesinin Görevsizlik Kararı
Görevine girmeyen bir konuyla alakalı dava açıldığı takdirde iş mahkemesi görevsizlik kararı verir. Görevsizlik kararı veren iş mahkemesi bu kararında dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesine karar vermekle kanaat eder. Dava dosyasını spontane (re’sen) görevli mahkemeye gönderemez.

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 20. maddesi kararı uyarınca; taraflardan birinin görevsizlik kararının netleştiği tarihten itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye müracaat ederek dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini istemesi gerekir. Hemen belirtmek gerekir ki; bu müddet hak düşürücü nitelikte olup mahkemece re’sen gözetilir. Hak düşürücü süre içerisinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi başvurusu yapılmadığı takdirde, iş mahkemesi tarafından davanın açılmamış sayılmasına karar verilir Mersin İş Avukatı

İş mahkemesinin görevsizlik kararına karşı 2 hafta içinde istinaf mahkemesine (bölge adliye mahkemesi) istinaf başvurusu yapılabilir. İstinaf mahkemesinin mahalli mahkemenin görevi konusunda verdiği karar nettir.

İş Mahkemesi Kararlarının İstinaf veya Temyiz Edilmesi
İş mahkemesi kararlarına karşı istinaf müracaatı yapılması olasıdır. İstinaf, İş mahkemesi tarafından verilen kararın hem parasal vakıa hem de adli açıdan bir üst mahkeme tarafından yine değerlendirilmesini sağlayan bir yasa yoludur. İstinaf yasa yoluna müracaat müddeti, İş mahkemesi kararının usulüne uygun bir şekilde taraflara tebliği edildiği günden itibaren 2 haftadır. İstinaf müracaatı, bölge adliye mahkemesine gönderilmek üzere kararı aleyhine müracaat yapılan İş mahkemesine bir istinaf arzuhali verilerek yapılır.

İş mahkemesi kararlarına karşı istinaf müracaatı yapılabilmesi için şu koşulların gerçekleşmesi gerekir:

Aleyhine istinaf müracaatı yapılan iş mahkemesi kararındaki davanın miktar ve değeri 3110 TL’yi aşmalıdır (HMK 341/2). Miktar ve değeri 3110 TL’yi aşamayan iş mahkemesi kararları net olduğundan aleyhine istinaf müracaatı yapılamaz.

Kaide olarak ara kararlar aleyhine istinaf müracaatı yapılamaz. Ancak, ihtiyati önlem ve ihtiyati haciz gibi kararlar ara kararı olmasına karşın son kararı beklemeden bu kararlar aleyhine istinaf müracaatı yapılması olasıdır (HMK 341/1).

Temyiz, iş mahkemesi kararı ile ilgili istinaf incelemesi neticesinde verilen kararın, hukukun doğru uygulanıp uygulanmadığı açısıdan denetlenmesini sağlayan bir yasa yoludur. İş mahkemesi kararlarının temyiz edilmesi de olasıdır.

İş mahkemesi kararları ile ilgili istinaf mahkemesinin verdiği kararlar aleyhine temyiz yasa yoluna müracaat edilebilmesi için şu koşulların sağlanması gerekir:

Aleyhine temyiz müracaatı yapılan istinaf mahkemesi kararında yer alan miktar ve değer 41.530 TL’yi aşmalıdır (HMK 362/1-a). Miktar ve değeri 41.530 TL’yi aşamayan istinaf mahkemesi kararları kesin olduğundan aleyhine temyiz başvurusu yapılamaz.

İstinaf mahkemesinin ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz gibi kararlarına karşı temyiz kanun yoluna başvurulamaz.

 

Bir Cevap Yazın